17 Aralık 2012 Pazartesi
13 Aralık 2012 Perşembe
Kıyafet’in kıyameti
Kıyafet’in kıyameti
Tek tip okul kıyafeti üzerinden başlatılan tartışmanın kenarından tutanlar kendine doğru sündürerek parça koparmaya çalışıyorlar.
Kıyafetler üzerine araştırmalar
Tek tip kıyafet psikolojisi üzerine bilimsel araştırmalar ve tartışmalar var. Kimlerine göre; Tek tip elbisenin kişileri disipline ettiği ve aynılaştırdığı için birlik algısını güçlendirerek biz ettiği üzerine…
Diğer bir görüş; Çocukların özgüveni gelişimi ve kombine etme becerisinin gelişmesi…
Tartışmaların özünden koparılması
Her tartışma laik, anti laik sahasına taşınarak alevlendiriliyor. Sahaşimdi öğrenci kıyafetlerine ev sahipliği yapıyor. Oyuncular türbinlerden alkışaldıkça topu potaya atmaya yanaşmıyorlar.
Bir tarafta; Öğrencilerin onca acil çözüm bekleyen sorunlarıgörmezden gelinerek çözüme ortadan başlamanın…
Bir tarafta; Öğrencilerin serbest kıyafet seçimine yoksul-zengin gelir dağılımı üzerinden karşı çıkışı şaşkınlığı…
Zengin - yoksul
Yetişkinlerin tüm yaşam alanlarında zengin-yoksul farklılığı yok mu? Biz kıyafetlerimizi neden tartışmıyoruz? Bizim üzülme, bozulma, aşağılanma duygumuz yok mu? Bizler mutsuz olunca çocuklarımıza nasıl mutluluk vereceğiz.
Gelir dağılımı eşitsizliği; Çocukların çantasına, defterine, kalemine yansımıyor mu?
Gelir dağılımı eşitsizliği, çocukların günlük harçlığına yansımıyor mu?
Gelir dağılımı eşitsizliği, çocukların beslenmesine yansımıyor mu?
Gelir dağılımı eşitsizliği, çocukların ev yaşamına yansımıyor mu?
Gelir dağılımı eşitsizliği, çocukların oturduklarısemtleri ayrıştırmıyor mu?
Gelir dağılımı eşitsizliği, çocukların oyuncaklarına yansımıyor mu?
Gelir dağılımı eşitsizliği, çocukların okulu, ulaşımı arasında yok mu?
Gelir dağılımı eşitsizliği, çocukların tatillerini nasıl geçirdikleri farkı yaratmıyor mu?
…
Doğru olan ne?
Gelir dağılımı eşitsizliği ve öğrenci sorunları kıyafetler üzerinden tartışmamız ne kadar doğru olur? Yoksulluk tartışmasını sadece kıyafet üzerinden tartışıldığında öğrencilerin diğer sorunlarını saklamak, aldatmak olmaz mı?
Yaşamın her alanında gelir dağılımı eşitsizliğine karşı mücadele edilerek eşit haklar kazanıldığında kıyafet sorunu ortadan kalkmış olmaz mı?
Öğrenci sorunlarına göbekten neşter vurup yarayı dikiş tutmaz hale getirme yerine öğrencilerin acil çözüm bekleyen sorunlarından başlanması daha hayırlıolmaz mı?
Ne olacak?
Çocukların elbiseleri tek tip olunca veya serbest olunca; beslenmeleri, çantaları, defteri, kalemleri, okulluları, yaşadıkları evleri, semtleri, harçlıkları, ayakkabıları, çorapları, oyuncakları, tatil geçirme alışkanlıkları… değişecek mi?
Ne yapmalı?
1-Öğrenciler, bugün ne giysem programına çıkartalım mı?
2-Cemil İpekçi, Yıldırım Mayruk tasarımları ile defile hazırlayalım mı?
3-En iyisi, Sümbül Ağa’dan rica edelim, Muhteşem Süleyman’a sorsun.
Muhteşem Süleyman “Bu tartışmaları sürdürenler, uzlaşamayanlar, aynıokulların sıralarında okudular. Demek ki okumanın faydası yokmuş. Okullarıkapatın” derse halimiz nice olur.
Allah korusun!
-Der mi?
-Vallahi de der, tallahi de der
Hürrem Sultan bile durduramaz.
Hadi hayırlısı…
Türkiye'de araç konvoyları
Türkiye'de araç konvoyları
Araçları ilk icat eden, seri üretimini yapan, bizden daha fazla araca sahip ülkeler araç konvoyu düzenlemezler. Faydalıyönlerini bilmedikleri için değil, bilimsel araştırmalar ile zararlı olduğu için yasalar gereği olarak araç konvoyları ve korna sesleri ile dolaşamazlar. Avrupa’da Türkiye maçları kazandık mı ceza yemeyi göze alarak sokağa araçlar ile biz çıkarız.
Araç konvoyu çeşitleri
Partilerin seçim konvoyu: Seçmenlerin hangi bilincini geliştirir?
Parti Yöneticileri’nin seçmenleri ziyaret konvoyu: Şehirlere, Kasabalara her gelen parti yöneticilerinin ardı sıra dizili araç konvoyları ile hangi kazanımlar elde edilir?
Bürokrat ziyareti konvoyu: Kaç kişi, bürokratların peşi sıra kuyruk olmak ister?
Düğün konvoyu: Düğün’üşenlendirmeye, konukları ağırlamaya çiftlere manevi destek olur mu?
Asker uğurlama konvoyu: Asker’e giden gençlerimize katkısı nedir?
Sünnet konvoyu: Düğün yapan ailelere, sünnet olan çocuğa, evlenen çiftlere katkısınedir?
Gelin alma konvoyu: Konvoyu’nun uzluğu çiftlerin yaşamında neyi değiştirir?
Maçların maganda konvoy’u: Maçların sonucunu önceden belirleyebilir mi?
Mafya ve çete konvoyu
Son teknoloji- son model araçlar - moda mafya yaratıklarına yakışır.
Ne için araç konvoyu?
Bütün bu konvoy oluşumu İçerisi’nden biri olan partilerin araç konvoylarını tartışalım mı? Bu güne kadar seçim sonuçlarına katkısı üzerine araştırma var mı? Bu konvoyları düzenleyen partiler; çevre kirliliği, israf, milli gelire verilen zarar, insanların ortak yerleşim ve yaşam alanları özgürlüğü üzerine söz edebilirler mi? Seçmen ve üye kazanımına katkısı var mı? Vatandaş Ahmet’e soralım.
Vatandaş Ahmet:Var! Olmaz olur mu? Hem de çok önemli katkıları var.
Cahil seçmenler; Program, tüzük, konuşmalar, yazılı görsel dokümanlar ve tartışmaları anlamazlar. Gücümüzü gösterip etkilemek için seçim süresince araç konvoylarıdüzenleriz.Partiler seçmenlerin önünden araç konvoyları ile geçerler. Cahil seçmen, Öküz’ün trene baktığı gibi bakar seçerler.
Bizim çocukların konvoy muhabbetleri möhkem olur. Terzi Arif: Bizim araç konvoyu on numaraydı. Son model, 21 Mercedes, 14 BMW, 7 Audi, 6 4x4 vardı. Bu seçimi kesin bizim. Köfteci Hasan: Hadi lan! Biz’de Ferrari, zırhlı kirpi, panzerler vardı. BerberHalil: Siz nah kazanırsınız! Bizim araç Konvoyu’nun bir ucu Manisa içinde diğer ucu Turgutlu’yu geçti. Terzi Arif: Hasan siz ayva’yı yediniz.Köfteci Hasan: Neden? Terzi Arif:Panzer’i gören halk “Ergenekoncular destekliyor” diye size oy vermezler.Köfteci Hasan: Audi, BMW, Mercedes, 4x4 araçlarıgörenler size, ABD, AB güdümlü derler.
Halka güvenin
Bu ülke İnsanları’nın; okuyunca anlama, izleyince algılama, baktığında görme, tartışmaları değerlendirme yeteneği var.
Araç konvoyu yaşamımıza nereden girdi?
Kültür, inanç, gelenek olarak devir almadık. Ülkemize,Balkanlar’dan esen sert rüzgâr ile girmiş olabilir mi?
Araç konvoyu ile dayanışma olur mu?
Maddi manevi faydası olmayan her fırsatta oluşturduğumuz araç konvoyları yerine; zaman kaybetme, araçların yıpranmaları ve yakıt giderlerini bağış veya yardım olarak verilse daha hayırlıolmaz mı?
Lütfen!
Araçlarımızı zorunlu ihtiyaçlarımız için kullanalım. Araç konvoyu düzenleyip; Korna çalarak insanlarımıza, egzoz dumanı ile doğa’ya, , Araba yıpranması, yakıt gideri ile milli gelirimize ve bir bütün olarak Türkiye’mize zarar vermeyelim.
Hadi hayırlısı…
Dikkat: British Medical Journal'da yayımlanan bir araştırma, trafikte yoğun dumana maruz kalanların, 6 saat içinde kalp krizi geçirme ihtimalinin yükseldiğini ortaya çıkardı.
Parti içi demokrasi !
Demokrasi tanımını okudukları ve duydukları ile bilenler ile demokrasiyi yaşayanlar arasında derin farklılıklar var. Doğduğu günden itibaren diktatörlerce yönetilen ülke’de yaşayan halktan birine demokrasinin tüm kuralları uygulanarak yönetilen bir ülkeyi anlatsanız, ufkunda cenneti canlandırır.
Maksat muhabbet olsun. Olur ya; vicdanlar sızılar, okuyan, duyan, ders çıkaran, örnek alan, arayıp soran olur. Tanık olduğum Parti içi demokrasinin işleyişini sizlerle paylaşmak istiyorum.
-Yetmez ama evet.
-Yetmeyen nedir?
-Parti içi demokrasi
-Eksik olan nedir?
Önce olumlu davranışları takdir edelim. Olumlu yönleri görmezden gelerek olumsuzluklar üzerinden eleştiri olumlulukları güçlendirmez. Böyle bir eleştiri ahlakı da olmaz.
Cem Özdemir, Almanya’da yaşıyor.
Cem Özdemir, Türkiye kökenli Alman
Cem Özdemir, Politikacı
Cem Özdemir, Çocuğunun doğumunda babalık izini kullandı
Cem Özdemir, Yeşiller partisi eş başkanı (Bündnis 90/Die Grünen)
Cem Özdemir, Korumaları ile gezmiyor.
Cem Özdemir, Zorda kalmadıkça araba ve uçak yolculuğu yapmıyor.
Cem Özdemir, Ulaşımını toplu taşıma ile sağlıyor.
Cem Özdemir: Parti içi demokrasiyi savunuyor.
· Almanya, Eylül 2013 genel seçimlerine hazırlanıyor.
· Cem Özdemir milletvekili aday adayı oldu.
· Cem Özdemir’in seçim bölgesinde birinci sıra kadın adayı Kerstin Andreae’ye verildi.
· Cem Özdemir, genel seçimlerde ikinci sıra milletvekili aday adayı olmak için ön seçime girdi.
· Cem Özdemir, ikinci sıra milletvekili adaylığı için rakibi Gerhard Schick ile yarıştı.
· Cem Özdemir, 115 delegenin oyunu alarak ikinci sıradan milletvekili adayı seçildi. Gerhard Schick ise 86 oyda kaldı.
Bir partinin genel Başkanı’nın seçim Bölgesi’nin ilk sırası kadın adaya veriliyor. Genel başkan, ikinci sıra milletvekili aday adayı olmak için ön seçime giriyor.
İçimden, duy sesimizi Türkiye! Demek geliyor. Benim ülkem’de partilerde neden böyle demokrasi işlemez diye sitem ederek, duygulanmışsın, gözlerin dolmuş ne yazar.
Parti içi demokrasi mi?
Başka söze ne hacet!
Hadi hayırlısı…
3 Aralık 2012 Pazartesi
Adalet için!
Adalet için!
Şehir `in en gözde Park’ı gazete okuyanlar, torun gezdirenler, geyik yapanların
uğrak yeri. Bir anda kargaşa ve koşuşmalar başladı. Koşuşmaların nedenini kısa
sürede ortaya çıktı. Polis hırsız yakalamış. Bunu duyan Mehmet Efendi, sırtını
dayayarak oturduğu Ziraat Bankası yazan banktan kalktı. Okuduğu gazetesini
banka bıraktı. Az ileride gezdirmeye getirdiği torununu yanına çağırdı. İki eli
ile tutup torununu havaya kaldırarak kalktığı banka oturttu. “Ben gelene kadar burada otur” dedi. Torunu
dedesine tedirgin bir şekilde “nereye
gidiyorsun” diye sordu. Mehmet Efendi, bu soruyu duymazdan geldi. Parkın en büyük
ağacından kocaman bir dalı kırıp eline alarak koştu. Torunu, buğulu gözleri ile
olanları izledi. Dikkatlice dedesinin dal kırdığı ağaca baktı. Ağacın alt
dallarından birini kırıp kalabalığa karışmak istedi. Bu türden olaylara onlarca
kez tanıklık ettiğinden, işin inceliğini öğrendiğini ispat etmek istiyordu.
Ahmet Efendi’nin peşi sıra falçata’sı elinde ayakkabı tamircisi, kaldırım
taşlarını söken öğrenciler, kravatları elinde memurlar, Kırdığı su bardağının
cam parçası ile Çaycı, beyzbol sopasını kapan şoför “vatan, millet adına
adaleti için“ koşuyorlar.
Almancı Hasan, yabancı uyruklu eşi Şahsen ile tatilde. Koşuşmaları görüp
tedirgin oldu.
Şahsen:
kötü şeyler mi oluyor?
Almancı Hasan: Polis hırsız yakalamış.
Şahsen: Bunlar neden koşuyor?
Almancı Hasan: Hırsızı polisin elinden
almak için
Şahsen: Ne yapacaklar?
Almancı Hasan: Cezasını verecekler?
Şahsen: Nasıl?
Almancı Hasan: Linç edecekler?
Şahsen: Bunlar seçilmişler mi?
Atanmışlar mı?
Almancı Hasan: Gönüllüler?
Kamu malına zarar vermeyi, suç işleyerek, suçlu yakalama, suç aleti ile
suçlu cezalandırma hakkını nereden alıyorlar? Kanı kanla, şiddeti şiddetle
cezalandırma girişimleri olağanlaştı. Kendilerini güvenlik kuvvetlerinin yerine
koyanlar ordulaştılar. Hâkim, savıcı görevi üstleniyorlar. Zanlıyı suçlu ilan
ederek orman kanunları ile cezalandırıyorlar. Bizlerin gördüğümü yetkililer
neden görmez?
Güvenlik güçleri ne için var?
Kanunlar ne için var?
Savıcı ne için var?
Hâkim ne için var?
Mahkeme ne için var?
Kendi karanlığını ışık sananların renklere doğru koşmaları anlaşılır. Acı
olanı, gözlerinin önünde işlenen toplumsal suçu, gelişen tehlikeyi yetkililerin
görmezden gelmesi.
-Esnaf
-Memur
-Öğrenci
-İşçi
-Emekli…
Milyonlarca linç “ordumuz” var. Eğitim bölükleri çocukları, torunları mezun etmeye hazırlanıyor.
Asayiş berkemal!
Yaşasın adalet!
Güvenlik kuvvetlerine ne gerek var?
Adalet saraylarına ne gerek var?
NEYİN ZAFERİ?
Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 8 gün boyunca süren Gazze saldırılarının bilançosunu AA açıkladı.
Ölü sayısı:161
-138'i erkek
-23'ü kadın,
Bunların arasında çocuklar, yaşlılar ve görevini yapanlar var.
|
-18 yaşlı
-2 gazeteci
-1 ağlık görevlisi
-1 sivil savunma görevlisi var.
Yaralısayısı:1222
-869'u erkek
-353'ü kadın
Evler, devlet kurumları yerle bir oldu. Gazze ablukası devam ediyor.
-Biz neyin zaferini kutluyoruz?
İşbirliği devam ediyor
Arap coğrafyasının işbirlikçi, Kralları, Şahları, Prensleri, Sultanları işbirliğine devam ediyor
Devletlerinİsrail işbirliği devam ediyor.
Patronlarınİsrail şirket ortaklıkları devam ediyor.
Meclislerde,İsrail dosaları faaliyetleri devam ediyor.
İşçilerinİsrail için üretimleri devam ediyor.
Halklarİsrail mallarını tüketmeye devam ediyor.
Biz neyin zaferini kutluyoruz?
Filistin halklarının kurtuluşunu Özgürlük ve bağımsızlık mücadelesi veren Filistin halkları ve onların dostları ile mümkündür.İsrail ile koyun yiyen kurt, Filistinliler ile meleyen kuzu olmak isteyenler, İsrail dostları, Filistin halkının düşmanlarıdırlar.
Gazze ablukası devam ediyor
Gazzeİsrail'in ablukası altında. Baskı ve zulüm devam ediyor. Filistin halkının özgürlüğü için işbirlikçilerin çözüm arama yalanları yıllardır sürüyor. ABD, İsrail'e işbirliği anlaşmaları ile göbeğinden bağlı bu ülkeler Filistin halkına özgürlük söylemlerinin yalanına yıllardır devam ediyorlar. Filistin halkının her toplumsal muhalefeti sırasında ortaya çıkan bu ülkeler halkların gelişen özgürlük mücadelesini diplomasi ile bastırıyorlar. İşgal ettiği topraklardan katlettiği insanlardan dolayı geri adım atmayan İsrail her seferinde karlıçıkıyor. Toprağa verilen gençlerin bedenleri soğumadan, arabulucuların palavraları ile Filistin halkına zafer sevinci yaşatıyorlar. Filistin halkları öncelikle sırtlarında kambur olan bu işbirlikçi devletlerden kurtulmalı. Filistin halkı ile omuz omuza halaya duracak, her dilden özgürlük şarkılarınısöyleyecek olanlar sadece emperyalizme karşı mücadele eden dünya halklarıdır.
O zafer günü gelecek.
İşbirlikçiler utançları ile Filistin dostları onurları ile yaşayacaklar.
Hadi hayırlısı...
|
BAŞBAKAN YARDIMCISI BOZDAĞ YANLIŞ BİLGİLENDİRİLDİ
BAŞBAKAN YARDIMCISI BOZDAĞ YANLIŞ BİLGİLENDİRİLDİ
Almanya ziyaretleri çerçevesinde çeşitli görüşmeler yapan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, yurt dışında da sahipsiz kalan 4 bin Türk çocuğunun, gençlik daireleri aracılığıyla Hıristiyan ailelere verildiğini belirterek, ''Bu çocuklar adeta Hıristiyanlaştırılıyor. Büyük bir dramla büyük bir asimilasyonla karşı karşıyayız'' dedi.
|
Sayın Bakan; İyi niyetinizden şüphe duymuyoruz. Bu bilginin size yanlış aktarıldığını Alman ve AvrupalıTürklerin tartışmalarının seyri de doğruluyor. Almanya'ya ziyaretiniz sırasında Türk kökenli hukukçular ve Gençlik Dairesi yetkilileri ile toplantı yaparak bilgiyi kaynağından almanız bizim için daha hayırlı olurdu. Türk kökenli Almanlar ve Avrupalı Türkler olarak temel sorunlarımızın üzeri soyut söylemler ile örtülüyor. Birinci kuşağın 51 yıllık dev asa enkazını, ikinci, üçüncü kuşak çözemediğinden mirasın yükünü 4. Kuşak sırtında taşıyor. Yabancılar yasası, uyum kursları, aile birleşimi, çifte vatandaşlık ve yığınlarca temel sorunumuz var. İşsizlik, iş güvencesi, Hitler icadı taşeron şirketlerin uygulamaları, vardiyalı çalışma koşulları sonucu geçimsizlikler ve boşanmalar artıyor. Bu ortamın en önemli mağdurları elbette çocuklar. Çocuklar öyle söylenildiği gibi kolay kolay ailelere evlatlık verilemiyor, Hıristiyanlaştırılmıyor. Biz sondan başlayarak çözüm aradığımızda asıl ortamı hazırlayan sorunlarımızdan uzaklaşarak Alman Devlet kurumlarının 51 yıllık uygulamalarınıaklamış oluruz. Gençlik Dairesi (Jugendamt)ne yapar?
Aile, devletin özel korumasıaltındadır. Çocukların bakımı ve yetiştirilmesi görevi öncelikli olarak anne-babaların sorumluluğundadır. Gençlik Dairesi, çocukların tehlikede olabilecekleri her tür bilgiyi araştırmakla yükümlüdür. Gençlik Dairesi; Bilirkişi Kurulu, ilçe meclisi, belediye meclisi üyeleri, gençlere yardım eden resmi onaylı destek kuruluşları ve gençlik birliklerince önerilen kişilerden oluşur. Mahalle ve şehirlerin planlanması ve tasarımında geçlerin yer almasını sağlarlar.
Çocukların korunması
Gençlik Dairesi; Aile, çocuk bakımevleri, Kreş, Okul ve yerleşim alanlarında çocukların sosyal yaşamını izler. Çocukların şefkatli ve sağlıklı bir ortamda büyümeye haklarını sağlar. Gençlere yönelik tatil kampları, kültür çalışmaları, ders yardımı ve okul dışıeğitim etkinlikleri organize eder. Çocuk ve gençlerin suç işlemeleri durumunda gençlik mahkemesi ile genç arasında arabuluculuk görevi yapar. Fail-mağdur uzlaşması için çaba gösterir. Gençlerin tekrar suç işlememesi için sosyal eğitim kursları düzenler.
Okuldan iş hayatına geçişte sosyal pedagojik çalışma ve istihdam için danışmanlık yapar. İşgüvenliği, alkol ve diğer uyuşturucu madde kullanımı,bilgisayar oyunları ve internet gibi iletişim araçlarının neden olduğu riskler ile yakından ilgilenir. Bu nedenle; Almanya'da tinerci, çırak, işçi benzer koşullarda çocukların sürmesine izin verilmez.
Aile anlaşmazlıkları
Çocuk ve aile - aile ve çocuklar arasında sorunlar olabiliyor. Gençlik Dairesi ücretsiz Anne-baba kursu, sosyal pedagojik aile yardımı yapar. Aile, yardım almayıkabul etmez veya yardım aldığı halde sorumluluklarını yerine getirmediğinde, çocuğun velayeti ve yaşayacağı yer konusundaki kararı bilirkişilerin raporları (Doktor, hukukçu, gençlik evleri) sonucu aile mahkemesi verir.
Koruyucu aile ve Kuruma teslim edilme süreci.
Koruyucu aile veya kuruma teslim edilen çocuğun ailesine dönebilmesi için Gençlik Dairesi çalışmalarıdevam eder. Tüm yolların kapandığı andan itibaren kurul kararıile evlat edinecek aile gündeme gelir. Evlat edinme hakkı ilk çocuğun ailesinin yakınlarına sunulur. İstenilen özelliklere sahip aile yakınları yurtdışında yaşıyor olmaları halinde; gelirleri, evlerinin konumu ve sicilleri araştırılarak kurul raporları ve aile mahkemesinin oluru ile çocuğu evlat edinebilirler. Bu süreçte Gençlik Dairesi, çocuk, çocuğun ailesi, koruyucu aile uyum kurslarına katılırlar. Bunun sonucunda çocuk koruyucu aile ile iletişim kurabilmişse çocuğu alabilirler. Gençlik Dairesi uzmanlarınca çocuk 18 yaşına gelene kadar izlenir. Çocuğun ailesinin iyileşme göstermesine bağlıolarak çocuğun ailesi ve bakıcı aile görüşmeleri sağlanabilir.
Çocukların aileden alınma sonrasıSadece Türk çocuklar ailelerinden alınmıyor. Alman ve diğer uluslardan ailelerin aynı sorunu yaşadığında çocukları alınıyor. Türk çocukları sadece Hıristiyan ailelere vermiyor. Türk aileler, koruyucu aile olma ve evlat edinmek istediklerinde, Alman, Türk veya diğer ulusların çocuklarınıevlat edinebiliyorlar. Aile birliği ve temel sorunlar
Almanlar ile ortak sorunlarımız ve yabancı olmaktan kaynaklanan sorunlarımız gün geçtikçe derinleşmekte. Bunun çözümü, ortak sorunlarımız için birlikte hareket etmekle mümkün. Çocuklarımızla huzur içerisinde yaşayacağımız ortama ancak böyle kavuşabiliriz.Aksi halde; Üniversiteye giden gençlerimizin oranı azalıyor. Meslek okuluna giden gençlerimiz okul sonrasımeslek yeri bulmakta zorlanıyorlar. Eğitimsiz, mesleksiz, işsizliğin sonucu mutsuz ve uyumsuz davranışları ile suç ortamlarına savrularak ceza evlerine giren çocuklarımızın oranıhayli fazla. Bütün bunların görmezden gelip,
Temel sorunlarımızı çözdüğümüz noktada çocuk sorunu ortadan kalkar.Çocuklarımızı ve gençlerimize huzurlu aile ortamı yaratmak için öncelikli ailelerin sorunlarının çözülmesi gerek. Biz çocuklarımız elimizden alınıyor yaklaşımı ile çözüm aradığımızda; dövülen, işkence edilen, okuluna-çocuk yuvasına, Doktor kontrollerine düzenli götürülmeyen, baskı ve şiddet uygulanan, giyimi ve temizliğine özen gösterilmeyen, ... Yığınlarca raporları ve dava dosyalarınıönümüze koyarlar. Alman halkı ile ortak sorunlarımız ve "yabancı" olmamızdan dolayı uygulanan; Irkçı yabancılar yasasını, ırkçı saldırıları, uygulayan kurum, kuruluş ve anlayışı aklayarak suçlu duruma düşeriz Yakınma hastalığı Yabancı olduğum için Öğretmen kötü not veriyor, işveren zor iş veriyor, Polis kimlik soruyor hastalığından kurtulmalıyız. Kendi öz eleştirimiz konusunda gerçekçi olmalıyız. Ortak sorunlarımıza birlikte çözüm yaratarak buz dağini eritiriz. Bu ülkede çok iyi eğitim gören, başarılımeslek edinen, iş kuran, çalışan Türkiyeliler ve olanaklar var. Türkiye'de çözülmeyen sorunlarımıza ne demeli? Mavi kart- Emeklilik-çifte vatandaşlık-Askerlik-tatil dönemi gümrükler çilelisi-Konsolosluk hizmetlerinde yüksek harçlar- Araba çıkarma hakkı benzeri sorunlarımızın çözülmemesi aile huzursuzluklarınıtetikleyerek önemli yaralar açıyor. Sayın Bakan; Tatil dönemi Türkiye'de yaşanılan olumsuzluklara tepki gösteren 18 yaşını dolduran çocuklarımızı Türkiye'ye götüremiyoruz. Türkiye, gençler için meslek yapma ortamlarıhazırlanmalı. Yaz tatillerinde Belediye, Valilik veya diğer sosyal kurumlar gurbetçiler için etkinlikler düzenleyerek, toplum ile kaynaşması ve yörenin tanıtımı yapılmalı. Bu sesiz kopuş ve sessizce asimle olma nedenlerini öncelikli sizlerin ortadan kaldırması gerekiyor. Emek göçünün 50. Yılı sonrası AK Parti hükümeti döneminde daha sık ziyaretler ile hatırlanır olduğumuzun altını çiziyorum. Ancak, Kalın çizgiler ile sorunlarımızın hala çözülmediğine vurgu yapmak istiyorum. Hadi hayırlısı...
Ali Gültekin
|
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




































































